Dünya halklarının ezici çoğunluğunun iradesine rağmen ABD-Britanya hükümdarları Irak'a karşı "Şok ve Dehşet'' bombardımanına başladıklarında, “şok ve dehşet“ bombardımanlarıyla Irak'ı bir kaç gün içinde dize getirecekleriyle böbürleniyorlardı. Buna rağmen Bağdat'a varıncaya kadar, kararlı ve sürekli bir direnişle karşılaştılar. ABD ve Britanya'nın güçlü ateş kuvvetine sahip tank, top, uçak ve raketlerine kıyasla, savunmadaki Iraklılar bir çok durumda güçsüz silahlarla kaldılar. Emperyalistler, Saddam Hüseyin rejiminin ülkenin bir çok kesiminde yıkılmasıyla, savaşın hemen hemen bittiğini ve Irak'ın artık ''kurtarıldığını'' beyan ettiler. Bu iddiaları, bir hayalle bezenmiş yalandan ibarettir.
Dünya çapında ve Irakta milyonlarca insan, ABD ve Britanya'nın emperyalist hükümdarlarının ve diğer büyük güçlerin hiçte Irak halkının iyiliğini düşünmediğini uzun zamandır anlamışlardı. Seksenli yıllarda Saddam Hüseyin denetimindeki Irak Rejimini, yine aynı bu güçler destekleyip silahlandırdılar. 1991' de ki körfez savaşında Irak'ın altyapısını; su ve elektrik şebekesi, hastanelerini, yollarını ve köprülerini tahrip ettiler. Bunu bir on yılı aşkın bir süre mütemadiyen devam eden ve Birleşmiş Milletlerin verilerine göre, çoğunluğunu çocukların, hastaların ve yaşlıların oluşturduğu 1,5 milyon Iraklı'nın ölümüne sebep olan, ekonomik ambargo ve sürekli bomba saldırıları dönemi izledi. 19 Martta şimdiki savaş başladığında, Irak halkının üçte ikisinden az olmayan bir kesimi ''Gıda maddesine karşı Petrol'' denilen programla sağlanan gıda maddelerine muhtaç durumdaydı. Hem de bir zamanlar tüm Orta doğuda en yüksek yaşam standardı olan, petrol zengini bir ülkede.
Bu savaşta sivil yerleşim alanlarına, silahsız sivillere hatta gazetecilere karşı sürekli saldırılar yapıldı. ABD kontrol noktalarında aileler arabalarında toptan imha edildi. Bu kanlı cinayetleri eleştirildiğinde, ABD Komutanlarının, kendi birliklerinin bu gibi suç işlemeye ''tam hak'' sahibi oldukları gibisinde küstah iddialarıyla karşılaşıldı. İstila, milyonlarca insanın gıda maddelerini temin etmelerini engelledi. Bir çok bölgede elektrik de su da yok artık. Hastaneler tıka basa dolu ve elektriksiz, temiz su ve ilaçlar, savaşta yaralanan binlercesine ve normal hastalara-bunlara tedavi payı düşmezse de- yetmiyor. Emperyalistler, Irak halkına ''insani yardım'' götürmenin savaş amaçlarından biri olduğunu iddia ediyorlar, gerçek ise istilalarının halka daha çok ölüm ve yıkım getirdiğidir.
Bütün bunlar olurken, ABD ve Britanya askeri kuvvetleri hızlıca, Irak'ın petrol yataklarını garantiye alıp, hala yarı gizli tuttukları ''Irak geçici yönetimini'' ülkede kurdular. Başında ABD'li emekli general bulunan bu ''Geçici yönetim'' esasında Irak'ın zenginlik kaynaklarının ve halkının üzerinde diktatör bir hakimiyet kuracak işgalci bir rejimdir. ABD resmi sözcüleri, Irak'ın kontrolünü ''bir an evvel'' Irak halkının eline vereceklerini kamuoyuna beyan etseler de, aslında yıllarca veya on yıllarca sürecek askeri işgali planlıyorlar. ''Irak halkı'' diye kastettikleri ise ABD ve Britanya askerlerine dayanan ve onların komutasına uyan kukla rejimdir. Emperyalistler Irak'ın petrol zenginliğinin, Irak halkının refah düzeyi için temel oluşturduğunu iddia ediyorlar. Gerçekten yaptıkları gelecek 10-20 yıl boyunca Irak'ın petrol gelirlerini kendi çıkarları doğrultusunda çoktan ipotek altına almış olmalarıdır. Irak'ın bütün altyapısının yıkımı, insanlara karşı merhametsizliklerinin bir ifadesi değil sadece, bilakis halkı boyunduruk altına alma ve ülkeyi yağmalama stratejilerinin bilinçli bir parçasıdır. Yiyecek maddeleri, su ve zaruri ihtiyaç maddeleri üzerindeki denetimlerini kullanarak, Irak halkını, işgallerini kabule zorlayacaklar. Fahiş fiyatlarla kendi lehlerine hazırlayacakları kazançlı şözleşmeler temelinde, bilinçli olarak tahrip ettikleri ülkenin alt yapısını yeniden onarmalarının faturasını da Irak halkına çıkartacaklar.
ABD ve Britanya'nın çok uluslu büyük şirketleri şimdiden karlarını sayarken, kendi çıkarları gereği savaşa hayır diyen diğer büyük güçler -Fransa, Rusya ve Almanya- bu ganimetten pay talep ediyorlar. Bu güçler eğer istekleri kabul edilmezse BM'nin ''insani yardımını'' engelleyeceklerini söylüyorlar. ABD bu ülkelere, Irak'ın kendilerine ve firmalarına olan ''borçlarını'' silmelerini, öldürmeye katılmayanların planlanan talana da katılamayacağını söylüyor.
Kısacası: Emperyalistler ezendir, kurtarıcı olamaz, işgalleri kurtuluş olamaz!
Irak halkının, ülkelerinin boyunduruk altına alınmasını selamladıkları yalanını yaymak ve bu planlarını gizlemek için, batılı televizyonlar 24 saat aralıksız, Saddam'ın heykelini deviren ABD askerlerini ve çevrede onları izleyen ve alkışlayan yüzlerce insanın resmini gösterip duruyor. Elbette Irakta bir çokları -özellikle Kürt halkı- sonuç itibarıyla emperyalistlere hizmet etmiş olan bir rejimin sonunu görmekten sevinç duyarlar, ki aynı emperyalistler şimdi Irak'a girip doğrudan işgal etmeye çalışıyorlar. Fakat batılı medya istilada ölen yada istila öncesi uyguladıkları Ambargo sonucu aile fertlerini yitiren, ABD ve Britanya'dan da en az bir o kadar nefret eden, milyonlarca Iraklı insanları hiç göstermiyor. Açıklamadıklarıysa, ABD ve Britanya'nın ülkedeki kontrollerini pekiştirmeleriyle, Iraklı Kürtlerin (Türkiye'deki gibi) üzerindeki baskının şüphesiz daha da ARTACAĞIDIR. Göstermedikleri, tam da aynı askerlerin sadece bir kaç saat sonra, ülkelerinin saldırı ve işgaline karşı direnen insanların dört bir yandan ateşi altında kalmasıydı. Böyle bir direnişin sadece rejimin ''fanatik destekçileri'' tarafından gösterildiği iddia ediliyor. Bu direniş, gerçekten emperyalist hakimiyete boyun eğmeyen binlerce insan tarafından gösterildi.
Bu direniş, Irak içinde ve dışında sürekli daha fazla insanın, emperyalistlerin gerçek tabiatını ve amaçlarını tanımasıyla, kesinlikle devam edecek ve güçlenebilecektir.
Emperyalistler ''kutuluş'' yalanları ve cani zorbalıklarının curcunasıyla Irak`taki ve diğer insanları sindirip, hükümdarlıklarına karşı mücadeleyi durduracaklarını umut ediyorlar. Bunun, Irak'a saldırganlıklarına karşı dünya çapında gelişen harekete de son vereceğini umuyorlar. Bazı insanlar bir süre için aldatılmalarına izin verseler de, onların bu umudu boş bir hayalden öte bir şey olmayacak. Irakta olduğu gibi bütün dünyada insanlar, savaşa ve işgale karşı mücadele ettiler. İnsanları teslimiyete zorlamak için denemeye giriştikleri zulümler, onların gerçek emellerinin açığa çıkmasına ve daha fazla milyonlarca insanın harekete geçip bu mücadeleye katılmasına temel oluşturacaktır. Yaydıkları yalanları, bizlerin,''haber raporları'' furyalarının arkasındaki gerçek çıkarlarını sorgulamamıza yöneltmelidir. Gelecek dönemde şüphesiz daha çok iniş ve çıkışlar olacak. Ama kesin olan bir şey var ki: Baskıları daima direnişi yaratacaktır. Bu mücadelemiz, bu cani Haçlı Seferi yenilmeden durmayacak bir mücadeledir.
Yükselt Hedefi, Mücadele Devam Ediyor!
Irak Halkı Yalnız Değilsin!
Dünya Halkları Birleşin, ABD-Britanya'nın Irak'ı İşgalini Mağlup Edin !
Dünya Halkları Direniş Hareketi (Avrupa), Geçici Örgütleme Komitesi
web sitesi:www.wprm.org E-mail:wprm@wprm.org